Игра находится в открытом альфа тестировании

Dok İmparatorluğu

Kurbağa Beyi

 

Delikanlının biri çalıştığı freze tezgahından bıktığında mevsim ya sonbahar, ya da kıştı. Her şeyi boş verip ustabaşının suratına bir yumruk attı ve yola koyuldu. Bu yol onu, garibeler araştırma laboratuvarına götürmekteydi. Laboratuvarın içindeki muazzam, ısıtmalı ve günde üç öğün yemek verilen teraryumda, delikanlı DEVASA BİR ZEHİRLİ KURBAĞA'nın şefkat dolu bakışlarıyla karşılaştı. Hemen arkadaş oldular. Tabii arkadaş olan bakışlar değil, delikanlı ve kurbağaydı.

Her şey çok iyiydi, delikanlı teraryumu temizliyor ve arkadaşı üzerinde zararsız deneyler yapıyordu ta ki bir gün şehre ergen Adornialılardan oluşan bir çete dadanana kadar. Bu çete çöp tenekelerini deviriyor, camları kırıyor ve fazlasıyla küstahça davranıyordu. Ve olaylar gelişti; atılan taşlardan biri çetenin saldırısına karşı laboratuvarı savunmaya çalışan delikanlıya denk geldi. Eh işte, henüz kahraman değildi, ama çok yakındı.

Kurbağa, düşen dostunun üzerine eğildi. Yan teraryumdaki timsahtan ödünç aldığı gözyaşlarıyla delikanlıyı yıkadı. Ve birden bire, delikanlının patatese benzeyen burnunu dişledi. Evet biliyoruz, kurbağaların dişleri yoktur ancak bu olayın, gizli bir laboratuvarda gerçekleştiğini hatırlıyorsunuz, değil mi?

Ve delikanlı, bir kahraman olarak yeniden ayağa kalktı. Kurbağaya, bir savaş atına biner gibi bindi ve herkesin canına okumaya başladılar. Yani tam olarak canlarına okumaya değil – ne de olsa etrafta çocuklar vardı – daha çok, eğitici amaçlarla. Şehri kurtardılar, üstü açık kafesleri müdafaa edip düşmanları sivrisinek ağıyla kovaladılar.

Böyle beraber dolaşmaya devam ettiler işte. Ancak son zamanlarda kurbağa, memleketini özlemeye başladı; Adornia krallığın ortasındaki Güneş Gözyaşları Vadisi'ne gitmek istedi. Ancak dokların oraya gidebilmeleri için önce savaşı kazanmaları gerek. İşte bunun için savaşıyorlar. Eğitici amaçlarla.

 

Kurbağa Beyi her konuda, daima aç olan "koşucu"suna güvenir. Kurbağa lezzetli düşmanları uzun diliyle yakalar, yer, büyür ve büyüdükçe daha da acıkır. Kurbağa zıplamayı sever ve ne kadar büyürse, düşmanlarını da o kadar iyi ezer. Kurbağa Beyi'nin en iyi dostunu incitmeyi deneyen biri olursa da, savaş baltasının bir darbesi bu kendini bilmezi hemen durduracaktır.

Yetenekler

Pisboğaz

Kahramanın binek hayvanı, düşmanı otomatik bir saldırı veya Ez! yeteneğinin yardımıyla öldürüp, kendi maksimum sağlığını arttırmak için onun yaralı bedenini yutar.Kurbağanın yuttuğu hasmı öğütebilmesi için zamana ihtiyacı vardır. Zira bu yetenek, dakikada bir kereden daha sık kullanılamaz.

Ele geçir!

Kahraman keserini sallar ve düşmana fırlatır. Saldırı uzak mesafelerde etkili olup, yetenek oluşumunu engeller ve düşmanı yere indirir. Yetenek ana vatanda daha hızlı yenilenir. Yakaladın mı? yeteneği öğrenilmişse, keser atıldığında hedefin dayanıklılığı ekstra azalır.

Yakala!

Kurbağa, hedefe yapışkan dilini fırlatıp onu kendine çeker. Sıkı tut! yeteneği öğrenildikten sonra, rakip ekstradan 1,5 saniyeliğine sağırlaşır.

Yut!

Düşmana otomatik saldırıda bulunur veya Ez! yeteneğinin yardımıyla kahraman, sağlığının bir kısmını geri kazanır. Daha hızlı! yeteneği alındığında ise, kahraman ekstradan bir miktar enerji kazanır.

Ez!

Kahraman, çevredeki tüm düşmanlara zarar vererek gösterilen noktaya zıplar.Kahramanın maksimum sağlığı ne kadar çoksa, vereceği zarar da o kadar fazla olur.Yeteneğin ana vatanda kullanılması halinde, zarar alanı artar.Hopla! yeteneğinin öğrenilmesi, eğer hoplama 3 veya daha fazla düşman askerini ve canavarı ya da düşman kahramanı öldürürse Ez! yeteneğinin anında yenilenmesini sağlar.

 

Share with friends